Camp Half-Blood Rpg

Tanrılar ve onların çocuklarının macerasına siz de katılın!
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Ares

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Hades First
Yeraltı Tanrısı
Yeraltı Tanrısı
avatar

Mesaj Sayısı : 44
Kayıt tarihi : 29/06/10

MesajKonu: Ares   Salı Haz. 29, 2010 5:14 pm

# Kaan,
# Ares | Jason Carrington

Boğucu ve kasvetli hava, kendimi kötü hissetmeme neden oluyordu. Sanki bugün kötü bir şey olacakmış gibi hissediyor, alnımdan terlerin akmasına engel olamıyordum. Yavaş adımlar ile dersliğe doğru yönlendirdim kendimi ve tutmaya zorlandığım kitaplarımı sol elime vererek, sağ elimi alnımdaki terleri almak için kullandım. Ateşimin olmadığı kanısındaydım. Ama hastane kanadına uğrasam iyi olacaktı. Tabi ki önceliğim derslerdi. Bu yüzden fark etmeden geldiğim Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersliğinin kapısına baktım. Bir şeyler farklıydı. Olağan dışıydı. Elimle kapı kolunu kavradım ve içeriye adımımı attım. Hemen hemen tüm sıralar doluydu. Boş bir tane seçebilmek için gözlerimi açık tutmaya çalıştım. En arkada duvar dibinde bir boşluk sezmiştim. Sıraya doğru adımımı attım ve başımın dönmesiyle birlikte başka bir sırayı sıkıca kavradım. Diğer sıralara tutunarak ilerliyordum. Herkesin bana baktığından şüphem yoktu. Ama umursamıyordum. Sonunda sırama gelmiştim. Kitaplarımı sıranın üstüne rastgele fırlattıktan sonra yerleştim ve profesörün gelmesini bekledim.

Birkaç dakika sonra uğultulu sınıfın kapısının açıldığını fark ettim. İçeriye 25–30 yaşlarında, çatık bakışlı ve sinirli biri dalmıştı. Cebinden asasını çıkarıp kapıya doğru hedef aldı ve birkaç kelime mırıldandı. Kilit Büyüsü...

Bize bakan profesör -ki profesörden çok bir seri katile benziyordu, kendini tanıtmak için söze başladı. Jean-Pierre Dubois... Bu ismi şayet bir yerden hatırlıyordum yâda duymuştum. Ama ilgilenmiyordum. Klasik profesör sözleriyle devam etti. Önceki profesörün bize bir şey öğretmediğini ve bir aptal olduğunu söylüyordu. Açıkçası haklılık payı vardı. Önceki dersliğe girmeye bile tenezzül etmemiştim. Sözü yarıda kesip perdeleri tamamen kapadı ve projeksiyon aletini çalıştırıp sözlerine devam etti. Nekromansi ve inferiler... Kulağa ilginç geliyordu. Alnımdan akan ter damlalarını sağ elimle tekrar avuçladım ve profesörü dinlemeye devam ettim. Daha da ilginç olan birkaç şey söylemişti. Sonunda birkaç büyü savurabilecektim. İnferilerle bir düello. Bunu görmek için neler vermezdim. Profesörü can kulağıyla dinlemeye devam ettim. İnferilerin zayıf yönlerini bulmamızı söylemişti. Bunun hakkında birkaç parşömen okumuştum. Umarım işe yarar şeyler okumuşumdur diye dua ettim.

Sıranın ilk ismi Bayan McFly'dı. Başarabileceğinden şüphe duyduğum kişi. Ama o beni ilgilendirmiyordu.

...

Sonunda sıra bana gelmişti. Alnımdan akan terlerle birlikte o perdenin arkasına giriş yaptım ve gördüğüm en in yere gelmiştim. Asamı havaya kaldırarak "Lumos!" dedim. Gözlerim bulanık görüyor ve hissedebildiğim kadar soğuk ve kasvetli bir şey seziyordum. Birden kulaklarımı o ses boyadı. Bir çıtırtı ve inleme. Adrenalin denilen şeyin bedenimde olması ilgimi daha da çekmişti. Ani bir hamle ile bacağımı saran bir şey olduğunu fark ettim. Asamı doğrulttum ve "Sersemlet!" Ölü beden şimdi iki metre ileriye savrulmuştu. Temkinli olmak için asamı tekrar havaya kaldırdım ve güçlü bir büyü ile kendimi uyandırdım. "Lumos Maxima!" Bir birinci sınıf öğrencisi için çok zorlu bir büyüydü bu. Alnımdan akan terleri kol avucum ile tekrar sildim ve yoluma devam ettim. Okuduğum parşömenleri aklıma getirdim. Biliyordum, ne yapacağımı biliyordum. İki saniye sonra etrafımı neredeyse tüm inferiler saracaktı. Asamı elime aldım ve etrafımı kolaçan ettim. Birden fazla çatırtının etrafımı sardığını hissettim. Dört bir taraftan etrafımı inferiler sarmıştı. Harmoni tarzında çığlıklarıyla korku dolu anlar yaşatabilirler idi. Ama ben korkuyu severdim. "Aguamenti!" Asamdan çıkan su fışkırtısının yardımıyla inferileri suya boyadım. Daha sonra bir güçlü büyü daha yapmam gerekiyordu. "Kriatus!" Inferilerin ateşle yandıklarında çıkardıkları sesleri kulaklarımla duyabiliyordum. Çığlık, acı dolu çığlık. Şimdi gereken tek şey bu iğrenç inden çıkmak olacaktı. Çok bitkin düşmüştüm. Büyük bir ihtimal hasta olacaktım. Sabah çıkan terler bunu belirtisiydi. Birde yaşanan onca şey... Önümde duran perdeyi sıkıca kavradım ve sonra yorgun bacaklarım ile birlikte ilerlemeye çalıştım. Sonunda güneş ışığı görebilmiştim. Ama sonra gözlerim karardı ve yere sert bir şekilde düştüm. Bayılmıştım. Şimdi Hastane Kanadına rahatlıkla gidebilirdim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Artemis
Av Tanrıçası | Admin
Av Tanrıçası | Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 145
Kayıt tarihi : 28/06/10

MesajKonu: Geri: Ares   Salı Haz. 29, 2010 5:20 pm

Renkler göz yormayacak olanlardan seçilmiş. Bu da rp'yi okumayı kolaylaştırıyor. Uzunluk yeterli olmasa bile anlatış tarzınız bu eksikliği gidermiş. Bazı yerlerde virgülün eksikliği vardı ancak bu da çok büyük bir sorun yaratmıyor.

Puanınız: 92.
& İyi rp'ler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Ares
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Camp Half-Blood Rpg :: Rp Out :: Rp Seviyeleri :: Seviye Belirleme-
Buraya geçin: