Camp Half-Blood Rpg

Tanrılar ve onların çocuklarının macerasına siz de katılın!
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Brian*

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Brian W. Crestor



Mesaj Sayısı : 2
Kayıt tarihi : 11/07/10

MesajKonu: Brian*   Paz Tem. 11, 2010 10:21 pm

Çiseleyen yağmurun deydiği nesnelerde çıkardığı ses haricinde tamamen ıssız, karanlık ve sessiz bir sokakta ilerliyordu. Ara sokaklardan geçerken yağmur sesi haricinde hiç bir şey duymaması aklında ne kadar şüphe uyandırsada bunun düşüncelerini kaplamasına izin vermiyordu. Düşünceleri bir an için çeşitli şekillere bürünmüş, tam olarak ne düşündüğünü bile kestiremiyordu. Tek başına yürüdüğü bir akşamda ara sokağın çıkışında; parıldayan bir sokak lambasının çiseleyen yağmur ile olan uyumunu hayranlıkla izliyordu. Bir yandan gardını düşürmemek için seslere kulak veriyordu. Derin bir nefes alarak havadaki toprak kokusunu ciğerlerine çekti. Sokak tam bir alacakaranlık ihtişamında dolunayın ışığı ile aydınlanıyordu. Ara sokaktan çıkıp şehir meydanına geldiğinde görmüştü ki ortalık tamamen durulmuş etrafta kimse yoktu. Yağmur taneleri suratını okşarcasın düşerken içinde farklı bir serinlik duygusu katmıştı. Yerlerin ıslaklığı ayakkabılarının ağırlaşmasına sebep oluyordu. Etraf o kadar sessizdi ki insanın içine bir karanlık çöküyordu. Ağır adımlarla yürümeye çalışıyordu. Kısa bir süre yürümenin ardından sonunda Avrupa Merkez Bankası'na varmıştı. Ana Kule(Main Tower) adı verilen bu binanın önünde durup kafasını yavaşça kaldıraya çalıştı. Gerçekten ihtişamlı ve yüksek bir kule idi. Buraya çıkmak için bazı planları vardı. Öncelikle yüksek bir hata çıkıp alarmı çalıştırması gerekiyordu...

Kısa bir düşünce seansı ardından nasıl yüksek katlardan birine çıkacağını bulmuştu, yanında bulunan çantasını çıkardı. Ardından içinden bir halat aldı, bir düğüm atarak 2. katın biraz üstünde bulunan demire doğru fırlattı. İlk bir kaç atışında isabet bile ettirememişti ama denemeleri ardından sonunda tutturmuş ve tırmanmaya başlamıştı. Minik bir gülümseme belirmişti yüzünde, gözlerini kısıp yukarıya doğru tırmanmaya devam etti. O ufacık yağmur takneleri yüzünde süzülürken onun aklında binbir çeşit plan geziniyordu. Sonunda demirin üzerine çıkmıtşı, sırtındaki çantası dengesini bozacak kadar ağır olmasına rağmen yerinde durabiliyordu. Derin bir nefes aldıktan sonra biraz eğildi ve hızlı bir şekilde biraz ilerideki yangın merdivenine atladı. Daha önceden çantasından çıkarıp cebine koyduğu asiti çıkarttı. O kadar özlü bir formüldü ki demire biraz damlattığında, demiri buhara çevirivermişti. Sıkıca tutup demiri yamulttuktan sonra aralıktan girdi. Merdivenler ayağını koyduğunu emin olduktan sonra sırt çantasını da içeriye çekti. Hızlı bir şekilde yukarıya doğru koşmaya başladı. Her katta kilitli bir kapı vardı, ancak şöyle bir baktığında belli bir açılış kolu yada anahtar girişi gözükmüyordu. Bir bilgisayara bağlı olarak kilitlendiğini anladı. Tekrar çantasını kurcaladı ve bir frekans dağıtıcı çıkarttı. Kapının yanına yaklaştırıp yüzeyinde biraz gezdirdikten sonra kapı hafif bir ses ile açılmıştı. Hızla merdivenlerde koşmaya devam etti. Heyecan ve endişe duyguları birbirine karışmış, yağmurun serin havasında bile ter döküyordu. Etraftaki toprak kokusu ve yağmur sesi onu baştan çıkarmaya yetecek düzeydeydi. Ancak buna aldırış etmemeye çalışıyor ve bir an önce yukarı çıkması gerektiğini düşünüyordu. Adımlarını tekrar hızlandırarak tüm katları aynı yöntemle açmaya devam etti. Yaklaşık 11. kata kadar gelmişti. Bina ile yangın merdiveni arasında geçiş sağlayan bir kapı vardı. Ona doğru bakıp biraz inceledikten sonra aslında onunda bir bilgisayar tarafından yönetildiğini anladı. Frekans dağıtıcıyı kullanarak tekrar yüzeyde gezdirmeye başladı. Kapı şiddetli bir sesle açılmıştı, Cebinden nohut büyüklüğünde siyah bir top çıkarttı. Çantasından küçük bir silah çıkartarak bu topu içerisine yerleştirdi. Silah normal Pistolleregöre daha şekilsiz ve kullanışsızdı. Ancak kullanışlı veya şekilli olması için bir sebep yoktu. Bu silah kendi üretimiydi ve özel durumlarda kullanılıyordu. İyice nişan aldıktan sonra alarmın verildiği düğmeye nişan aldı.Derin bir nefes alarak silahını ateşledi. Birden alarm çalmaya başlamış ve katı siyah bir duman kaplamaya başlamıştı. Kapıyı hızlı bir şekilde kapadı ve aşşağıya inmeye başladı...

Yüzünde uçuk bir gülümseme ile tüm kapıları kapadı ve aşşağıya atladı. Etrafına bakınarak oradan uzaklaşmaya başladı. Endişeleri ve heyecanı bir anda kaybolmuş yerini bir neşeye bırakmıştı. Sanki bir enerji patlaması yaşıyorcasına koşuyordu. Çantasının yan gözünde bulunan telsiz benzeri bir iletişim aracı vardı. Onu çıkartarak üzerindeki kırmızı tuşa bastı. İletişim aracı birden bire renklenmeye başlamış, ışıkla çıkartmaya başlamıştı. Biraz gülümseyerek kulağına götürdü.
" Burası tamam, hazır olun... " diyerek mırıldandı. " Anlaşıldı ! " sözünü duyunca kırmızı tuşun altında
bulunan yeşil tuşa bastı. En üstünde bulunan küçük ekranda
" Gönderildi... " yazısı belirmişti, yüzündeki gülümseme ciddi bir tavıra dönüştü. Arkasında bir kez daha bakıp binanın ışıklarının yanıp sönmesini izledi. Kısa bir süre sonra gelen polis araçlarının sesleri onu uyandırmış ve kaçmaya
devam etmeye başladı...


......
......
......

Bir sonraki gün, gazetenin manşetinde şu yazı vardı:
" Ana Kule Avrupa Merkez Bankası müdürü öldürüldü. " Bu yazıyı görünce Alexandre'nin yüzünde tekrar bir gülümseme belirmişti. Planları tıkır tıkır işlemişti. Yaklaşık 3 aydır araştırmaları sonucunda müdürün bazı açıklarını yakalamışlardı. En kolay yakalanabilecek açığı müdürü evden hazırlıksız çıkartmaktı. Bunun içinde bankadan verilecek bir alarmı
düşünmüşlerdi. Alarmı çalıştırmayı Alexandre üstlenirken grubunun üyeleri müdürün evini 4 bir yandan keskin nişancılar ile kıstırmış. Yer altından mekanik bir sistemle takibe almıştı. Evinden fırlayıp arabasına geçerken, beyninden vurularak öldürülmüştü. Grubu hiç bir kayıp ve açık vermeden işi ustaca tamamlamıştı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gabrielle Rewean
Zeus'un Çocuğu
Zeus'un Çocuğu
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 28/06/10

MesajKonu: Geri: Brian*   Ptsi Tem. 12, 2010 5:05 am

Tek sorun yanlışlarınız… Microsoft Word programı kullanmıyorsunuz sanırım. Kullanmanızı öneririm. Böylelikle yanlışlar azalacaktır. Bundan puan kırıyorum. Onun dışında çok başarılı bir rp.
Puanınız 98, iyi rpler…

_________________
"Çocuklar hızlı koşamaz.. Acılardan hayal kurarak kaçarlar.."
"Every life has a meaning... Every life... And every death..."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Athena
Bilgelik Tanrıçası | Admin
Bilgelik Tanrıçası | Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 307
Kayıt tarihi : 28/06/10

MesajKonu: Geri: Brian*   Ptsi Ağus. 02, 2010 5:04 pm

Yazının italic olması görünümü bozduğundan buradan da puan kırmak zorundayım. Yeni puanınız 95.

_________________

Hepimiz renkliyiz işte.


Yunan Tanrıçaları arasında iyi vasıfları çoğunlukta olan bir tanrıçadır Athena.Onun Hera'ya benzer düzenbaz ve kindar bir yönü vardır. Ölümlü bir kadın olan Medusa güzellikte Athena ile boy ölçüşmeye kalkışınca Athena Perseus'a emrederek kafasını kestirmiş, kalkanın üzerine takmıştır.


Bu kadın niye sevilmesin yaa?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Brian*
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Camp Half-Blood Rpg :: Rp Out :: Rp Seviyeleri :: Seviye Belirleme-
Buraya geçin: