Camp Half-Blood Rpg

Tanrılar ve onların çocuklarının macerasına siz de katılın!
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Dorothe.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Dionysos
Şarap Tanrısı
Şarap Tanrısı
avatar

Mesaj Sayısı : 59
Kayıt tarihi : 02/07/10

MesajKonu: Dorothe.   Cuma Tem. 02, 2010 9:29 pm

* Buse.
* Dorothe Scwalkesz.

Bölüm I. || Sergüzeştli Yaşam

Boğucu ve insanları birbirine kene gibi yapıştıran bir yaz sabahı. Sokaklar tıka basa ter kokulu insanlarla dolu. Julija sıkıntıdan camı açıp dışarıya bakmak istediğinde dehşet tablosunda kaybolur. Annesi yine homurdanarak içeri girdiğinde yatağın toplanmamış olduğunu görür ve bir çığlık basar. Bunun üzerine Julija sessizlik amacıyla yatağını toplamaya başlar. Topladığında üstüne sere serpe yatar ve düşünceleriyle boğulur. Gözlerim belki kaybolup rahatladığım tek yer. Diye aklından geçirip derin bir iç çeker. O gerçekleri bildiğinden belki böyle hissediyordur. İnsanların onun bilmediğini sandığı gerçekleri biliyordu. Belki umarsız tavırları bu yüzden artmıştı. Gerçekleri bilmek yerinde yalanlarda boğulmayı tercih edebilirdi. Elini başına koyarak su damlacıklarını fark eden Julija duş almak üzere banyoya doğru ilerledi. Paslanmış musluğu çevirdiğinde leş kokusundan ibaret bir su birikintisi Julija'nın başına döküldü. Kokuşmuş suyla temas etmek istemezcesine sabunu kafasına ve vücuduna sürüp durulandı. Kurulanmak için havluya uzandığında içeriye erkek kardeşi girdi. Bu olayın her zaman yaşandığını düşünürsek onun tepki vermemesi gayet normal karşılanacaktır ki o da öyle yaptı. Havluyu alıp narince vücuduna sürerken kardeşinin pisuvardan ona baktığını gördü. Aldırış etmezcesine paslanmış mermer taşlarına basarak odasına doğru yürümeye başladı. Havlusunu emanetmiş gibi tutan Julija annesinin havlusunu çekmesiyle bir tokadı yapıştırdı. Annesi olduğu yerde sayarken odasına girip kapısını kilitledi. İçten içe kızgınlığı artmasıyla beraber " Lanet olası ucubeler! " diye hırladı. Gerçekten onlardan nefret ediyordu. İçeriye bir göz gezdirdiğinde ona geçen seferinde tecavüz etme girişiminde bulunan babasının olduğunu fark etti. Eliyle üstünü kapatırken dolabını açıp üstüne bir ilk çamaşır geçirdi. Babasının yanına doğru gelip sakın bir ses tonuyla " Umurumda değilsin. " dedi. Babası kızın omzunu sıvazlayıp çıktı. Arkasından kapıyı kilitleyen Julija o kadar da aptal değildi. Olan olmuştur, olduğu an unutulmuştur. Falan filan zırvalarına inanmıyordu. Onunla konuşurken her kurduğun her cümleyi bir kez daha düşünmen gerek. Çünkü onun gözünde ne dediysen öyle ölçülüp tartılırsın. Kendine kuş bakışı değil olduğu gibi bakması gerektiğini biliyordu. Bu yüzden bazı düşünceleri nedeniyle arkadaşları tarafından yadırganıp istenmeyen çocuk olmuştur. İçler acısı durumu ne öğretmenlerinin ne de başka birinin umurunda değildi. Ailesinin davranışları nedeniyle ertesi sabah komşuların ihbarıyla yetimhaneye verilen Julija hüznünü bir kez daha içine gömmüştü. Ama dayanamıyordu. Belki dokunsalar patlayacaktı. Hüznünü içine gömüp hayata merhaba demeye hazırdı.

Bölüm II. || Tiner keş, eksantrik Haller

O gün yetimhanede ki yaşamının ilk günüydü. İçinden komşularına lanet ederken bir yandan da teşekkür ediyordu belki de. Aslında burası da fena sayılmazdı. Kuytu, tenha bir köşede yapılmış dışarıda binlerce tiner keşi barındıran eksantrik halli çocukların barındığı bir yer. Korkulası değil kesinlikle. En azından duştaki suları temiz. Kendine bir yatak bulduktan sonra eşyalarını yerleştiren Julija yatağına uzandı. Huzurla gözlerini yumduktan birkaç dakika sonra bacağında bir sızı hissetti. Gözlerini ovuşturarak açtığında elinde beysbol sopası biçimli yaratıkla bakıcının bacağına vurduğunu gördü. Bu neydi ya? Sanki ovülasyona giriyoruz. Sert bakışlarla bakıcının üstünde göz gezdirdikten sonra üstteki yatağı tutup kalktı. Uzun boyu bakıcının ona alttan bakması gerçeğini ortadan kaldırmadı. Gerçekten garip olduğu kadar psikopat insanların da yaşayabildiği bir yeri keşfetmişti. Karşı duvara baktığında bir esrarkeş bir yanında duran kendini iğneleyen bir aptal. Vegas'tan farkı olmaksızın bedava girilebiliyordu buraya. Önüne gelen girip bakıp geri gidiyordu. Bu durum hani cidden gülünçtü. İnsanı delirtebilecek kapasitede olan bu yer Julija için fazlaydı. Tekrar yatağına yattığında kalktığı zaman herkesin uyuduğu karanlığın gün ışığına çıktığı zamandı. Kapıya doğru ilerleyip tel tokayla açmaya denediği kapı şansa açılmıştı. Kapıyı açmaya çalışırken elinin zedelendiğini fark edip biraz duraksadı. Elini ovup tekrar çekmeye başladı. Dışarıya adımını attığında ise hayata gözlerini yummuştu. O da o kapıdan çıkan her çocuğun sonu gibi kül olup uçmuştu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Athena
Bilgelik Tanrıçası | Admin
Bilgelik Tanrıçası | Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 307
Kayıt tarihi : 28/06/10

MesajKonu: Geri: Dorothe.   Cuma Tem. 02, 2010 9:34 pm

Bence tek sorun bir anda zaman değiştirmenizdi. Bunun dışında güzel bir rpydi, uzunluk iyi, akıcı olmuş. Puanınız 98 tebrikler.

_________________

Hepimiz renkliyiz işte.


Yunan Tanrıçaları arasında iyi vasıfları çoğunlukta olan bir tanrıçadır Athena.Onun Hera'ya benzer düzenbaz ve kindar bir yönü vardır. Ölümlü bir kadın olan Medusa güzellikte Athena ile boy ölçüşmeye kalkışınca Athena Perseus'a emrederek kafasını kestirmiş, kalkanın üzerine takmıştır.


Bu kadın niye sevilmesin yaa?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Dorothe.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Camp Half-Blood Rpg :: Rp Out :: Rp Seviyeleri :: Seviye Belirleme-
Buraya geçin: