Camp Half-Blood Rpg

Tanrılar ve onların çocuklarının macerasına siz de katılın!
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Neithan

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ryan Neithan
Athena'nın Çocuğu
Athena'nın Çocuğu
avatar

Mesaj Sayısı : 446
Kayıt tarihi : 01/07/10
Yaş : 25
Nerden : Senin olamayacağın yerlerden

MesajKonu: Neithan   Perş. Tem. 01, 2010 11:03 pm

" Ölüyor! " elleri ellerine kenetlenmiş, yavaşça solup giden gözlerine bakıyordu. Yoldan geçen kimse arkasına dönüp bakmıyordu bile. Sanki orada yoktular. Sevgilisi elleri arasından yavaşça yok olur giderken gözyaşları kan ile birleşiyordu. " Ryan... Hayatım... Ağlama... Ölümüm... Bir son olacaksa... Bu savaşlara... Mutluyum... " Elena Ryan' ın dizlerinde doğrulmaya çalışıyordu. Ryan eğilip Elena' nın kanlı dudaklarına bir öpücük kondurdu. " Ölmeyeceksin aşkım! " ellerini sıkıca tutuyordu. Yapabileceği hiçbir şey yoktu. Elena gözlerini son kez kapamıştı. Ryan artık yanlızdı bu hayatta. Ellerini kan gölüne dönmüş zemine bastırarak ayağa kalktı. Tren garı az önceki vahşet sanki hiç yaşanmamış gibi her zamanki sıradanlığındaydı. Her zamanki karanlık yine suratına çökmüştü. Kanlı eliyle saçlarını dağıttı. Kendisine doğru gelen seherbazlara karşı koymadan bekledi. " Üzgünüm aşkım, " diye fısıldadı Elena' nın ölü bedeni siyah bir sedyeye koyulup götürülürken. Dizlerinin üzerine çöküp tutuklanmayı bekledi. Şu anda bir numaralı sanıktı. Seherbazlar etrafını sarmıştı. Azkaban' a gidecekti. Bir sonraki günün manşetlerini düşündü. ' Genç Adam Sevgilisini Tren Garında Öldürdü! ' , ' Genç Katil Zanlısının Hakkında Müebbet Düşünülüyor! '. Kimse bilemeyecekti ki Ryan' ın Elena' yı ne kadar çok sevdiğini. Korkusundan dokunamıyordu bile sevgilisine. Kırılacak zannediyordu o sapsarı saçları. Yeşil gözlerinin güzelliğini ölüm bile bitirememişti.

Suçlu bulunmuş ve Azkaban' a gönderilmişti. Tutuklanmasının üzeriden geçen 5 senede hiçbir değişiklik olmamıştı. Bilmediğiyse tek bir tanığın olduğu ve korkağın teki olduğuydu.

' 3 dava ve 5 sene yine hiçbir tanık çıkmadı. ' Sakince hücresinin duvarına yasladı. Acıların suratında bıraktığı izler çok rahat görülebiliyordu. Bunca sene, yaşadığı acıyı geçirmemişti. Aklında sadece buradan çıkmak ve öcünü almak vardı. Ama bekliyordu. Gün Ryan içinde doğacaktı elbet. Ama ne zaman olacağı... İşte en önemlisi de buydu. Bekleyip görmeyi tercih etti Ryan. Hücresinin önünden her zaman Ruh Emiciler geçerdi ama bu sefer bir farklılık vardı. Dört tanesi kapısının önünde bekliyordu. İki tanesi ise kapıyı açıp içeri girdiler. Son davasına giderken de böyle olmuştu. Ondan korkuyorlar mıydı? Ruh Emiciler korkmazdı ki... Demek ki emir verenleri çekiniyordu Ryan' dan. Hiç tereddüt etmeden Ruh Emiciler' in arasına girdi. Mahkeme salonu sihir bakanı, bakanlık çalışanları, cadılar ve seherbazlarla doluydu. Elena' nın ailesi... Hala yüzlerine bakamıyordu. Kızlarını onun öldürmediğini kesinlikle biliyorlardı ama Elena' yı kurtaramadığı için kızgınlardı. Ryan' ı bir masaya oturttular. İki yanında da seherbazlar vardı. " Gabriel Ryan Neithan! " dedi sihir bakanı. Ryan ayağa kalkıp resmi bir selam verdi. " Evet efendim. " Sihir bakanı yerine otur gibi birkaç el hareketi yapınca Ryan taburesini düzeltip yeniden masaya çöktü. Elena' nın küçük kardeşi Jason da oradaydı. ' Ne kadar da büyümüş! ' diye düşündü gülümsemeye çalışarak. Ama çocuk Ryan' a belli bir nefret ile bakıyordu.

" Tanık Stefan Marsell! " kapıdan kısa boylu, kel bir adam girdi. Ryan kaşlarını çatmış adamın neden geldiğini düşünüyordu. " Bildiklerini anlat! " dedi sihir bakanı salonu susturmak içini elini kaldırarak. Adam birkaç kez yutkunduktan sonra yüksek sesle konuşmaya başladı. " Cinayet işlendiği gün katili gördüm. Bu çocuk değildi. Katil kıza saldırdıktan sonra bu çocuk yanına geldi. " Ryan belli bir sinirle adama bakıyordu. " Gördün ama ortaya çıkmadın! Bunca sene bu iğrenç yerde hapistim. Ayrıca o katil hala dışarıda bir yerlerde ve hala insanları öldürüyor olabilir! " Ryan sinirli bir şekilde ayağa kalktı. Ellerini, kollarını sallayarak adama bağırmaya başladığı anda her iki yanında bulunan seherbazlar omuzlarından tutup yerine oturttular. Sihir bakanı sesini yükselterek adama konuşmasını söyledi. " Tanıdık bir büyücü müydü? Erkek mi kadın mıydı? Konuş! " adam Ryan' ın bağırmasından ya da sihir bakanının sinirlenmesinden korkmuş olacak ki fazladan yutkunuyordu. " Erkekti efendim. Ayrıca buralarda hiç görmediğim bir yüzdü. " adam bildiklerinin ve anlatacaklarının bu kadar olduğunu belli eden bir selam vererek sustu. " Gabriel Ryan Neithan! Ayağa kalk! " Ryan ayağa kalkarak sihir bakanının önüne geçti. " Bu tanık suçsuz olduğunu ifade ediyor. Aksini 5 senedir iddia eden olmadığına göre... Suçsuzsun! "

Artık serbestti. Ama insanlar hala onun suçlu olduğunu düşünüyordu. Gerçek katil hala dışarıdaydı ve Ryan O' nu bulup adalete teslim etmeliydi. Ama o bunu yapamayacak kadar acı çekmişti. O adam ölmeliydi.

Soğuk... Git gide işliyordu kanına. Alışamadığıysa başka birisi gibi davranmaktı. Ama o şerefsizi hala bulamamıştı. Birkaç aydır bu kendini bir şey zanneden yaratıklarla birlikteydi. Biraz daha güvenlerini kazanırsa işte o zaman Elena' nın katilini bulacaktı. Gözlerine yine aynı o karanlık çökmüştü. Siyah cübbesini kafasına kapatıp tepesinde toplanan yağmur bulutlarına baktı. Birkaç bulut daha toplanırsa bütün şehri yıkamaya yetecek suyu boşaltacaklardı. Cadde ışıkları yavaş yavaş yanmaya başlamıştı. Yolda yürürken önceki günden kalma su birikintisinde oluşan aksine baktı. Berbat görüntüsünü gördüğünde sinirlenmiş, suyun üzerine basıp etrafa dağıtmıştı. Cübbesinin cebine attı elini. Birçok şeyin arasında katlanmış olan resmi buldu. Hafif yanan bir sokak lambasının altında durup fotoğrafı açtı. Elena' nın gülümseyen yüzüne baktı. Saçlarını düzeltiyor, fotoğrafı çeken Ryan' a göz kırpıyordu. Elini fotoğrafın üzerinde gezdirdi. Elena' nın arkasından birkaç çocuk denize koşturuyor, birkaçı ise top oynuyordu. Kız, pembe, kalpli bir bikini giymiş, üzerine de bir şal almıştı. Güneş doruk noktasına ulaşmaya çalışırken, Elena şemsiyenin altına girmiş yanmamak için uğraşıyordu.

" Aşkım... Bu fotoğrafları her hafta çekmek zorunda mıyız? " Ryan fotoğraf makinesini eline almış hem Elena' yı güzel çekmeye - her ne kadar kötü çekse de. Elena' yı çekiyordu işte, o her zaman mükemmeldi - hem de bulundukları plajı ve kalabalığı da kadraja almaya çalışıyordu. " Hayatım annem çok ısrar etti. Beni ne zaman öldüreceğin hakkında iddiaya girmişler galiba. Yani, evet, çekmek zorundayız. " Ryan fotoğrafı çekip makineyi Elena' nın yanından ayırmadığı çantasına attı. Kaç senedir çıkıyorlardı ama Bayan Favors hala Ryan' ı tanıyamamıştı. Öldürmek isteseydi bu kadar zaman bekler miydi ki? Bunu düşünmüyorlardı galiba. Ama Elena' nın babası Bay Favors çok sevecen bir insandı. Ryan ve Elena' nın sevgili olduklarını ilk o öğrenmişti ve gayet doğal bir tavırla gülümsemiş ve ' Kızıma iyi bak evlat! ' demişti. Ryan kuma sabitlenmiş şemsiyenin sapına sırtını dayadı. Elena' ysa Ryan' ı öpüp kucağına uzandı. Sahilde oynayan çocuklara bakıp eğleniyorlardı. Ryan tiz sesi duyduğunda irkilip yerinde doğruldu. Elena' ysa şaşkın şaşkın Ryan' ın gözlerine bakıyordu.

Gri baykuş gözlerini kocaman açmış Ryan' a bakıyordu. Ryan da Bayan Favors' ın baykuşu Syel' dan korktuğuna inanamayıp gülüyordu. " Bu kadar çok ses çıkartması mı gerekiyordu? " Ryan baykuşun başını okşarken, Syel Ryan' ın dediklerini anlamış gibi sinirli sinirli sesler çıkartıyordu. Syel' ın bacağındaki mektubu çekip çıkarttı. Konusunu çok iyi bilmesine rağmen heyecanlanmış gibi açıp, kağıda ortalanarak yazılmış tek kelimeyi okudu. ' Resimler! ' yazıyordu düzgün bir el yazısıyla. Altındaysa Bayan Favors' ın imzası vardı. " Aşkım geçen hafta çektiğimiz resimleri istiyor annen. " Ryan resimleri koymak için bir zarf arıyordu. Elena çantasının içine uzanmıştı. " Hayatım! Zarflar ve fotoğraflar burada. İstersen hemen gönder yoksa annem lanetlerini üzerine yollamaktan çekinmez. " Ryan gülümseyerek zarfı ve resimleri baykuşun ayağına bağlayıp " Bayan Favors' a! " dedi. Baykuş yine o cırtlak sesiyle geldiği ' sıcak ' yuvanın geri dönüş yoluna koyuldu. " Bu lanet kuşu bir hafta daha görmeyeceğiz... Umarım. " gülümseyerek gölgeye, sevgilisinin yanına oturdu. " O' na böyle deme aşkım. Çok alıngan bir kızdır. " Elena Ryan' ın yanağına öpücük kondurup denize koşmaya başladı. Ryan Elena' nın suya dalmasını bekledikten sonra hızla peşinden suya girdi.

Yağmur damlaları fotoğrafın üzerine düşmeye başlamıştı. Eli titreyerek fotoğrafın üzerin sildi ve katlayıp cebine koydu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Artemis
Av Tanrıçası | Admin
Av Tanrıçası | Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 145
Kayıt tarihi : 28/06/10

MesajKonu: Geri: Neithan   Perş. Tem. 01, 2010 11:25 pm

Bu rp'yi daha önce okumuştum. Kurgu oldukça başarılı ancak seçilen renkler iyi durmuyor ve boyutun 11 olmaması kötü durmuş.

Puanınız: 98.
& İyi rp'ler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Neithan
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Camp Half-Blood Rpg :: Rp Out :: Rp Seviyeleri :: Seviye Belirleme-
Buraya geçin: