Camp Half-Blood Rpg

Tanrılar ve onların çocuklarının macerasına siz de katılın!
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Banklar. Ağaçlar. Ağaç Olmak.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Myrenala E. Ventrue
Aphrodite'in Çocuğu
Aphrodite'in Çocuğu
avatar

Mesaj Sayısı : 15
Kayıt tarihi : 29/06/10

MesajKonu: Banklar. Ağaçlar. Ağaç Olmak.   Perş. Tem. 01, 2010 5:47 am

Kahverengi saçlarını savurarak sabırsızlık içinde bekliyordu Aris'i. Niye bu kadar gecikmişti ki? Belki de suyla oynamaya ya da diğer erkeklerle boğuşmaya dalmıştı. Gözlerini devirerek erkekler diye düşündü. Bazen çok anlaşılmaz olabiliyorlardı ama sarılışları tüm bu saçmalıklarını unutturuyordu doğrusu. Eh, Aris'in kolları arasında olmak gece rüyalarına bile girebiliyorken birkaç dakikanın lafı mı olurdu canım? Şey evet olurdu! Yine de kendisini affettirmekte başarılıydı. Üzerinde bedenine yapışan mavi bir elbise vardı ve tshirtten birazcık daha uzundu neredeyse. Evet erkeklerin bakışlarının üzerinde olmasını seviyordu. Saçları açık omuzlarına dökülürken gözleri etrafta sarışın genç adamı arıyordu. Ayağındaki sandaletlere takıldı gözleri. Bağcığı çözülmüş gibiydi ve sinirlenmişti. Bu ayakkabılar çözülmekten zevk mi alıyordu? Eğilerek sandaletin bağcıklarını düzgün bir şekilde bağladıktan sonra doğruldu. Bir banka oturarak bacak bacak üstüne attı. Evet şimdi şirretleşme aşamasına geçmek üzereydi. Bu kadar beklemek yapısına uygun değildi ve eğer Aris kendini affettirmenin bir yolunu bulmazsa feci bir terslenme ya da bağırınıp çağırınmayla karşılaşacaktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aris Damir Rudolphus
Zeus'un Çocuğu
Zeus'un Çocuğu


Mesaj Sayısı : 14
Kayıt tarihi : 30/06/10

MesajKonu: Geri: Banklar. Ağaçlar. Ağaç Olmak.   Perş. Tem. 01, 2010 6:04 am

Günlerdir rüyalarıma giren afetin, Myrenala'nın yanına uça uça gidiyordum. Belki hazırlanmam uzun sürmüştü fakat, ne kadar sürse de beni orada bekleyeceğini biliyordum. Çünkü bana zaafı vardı. Onu pekte fazla görmememe rağmen nasıl olmuşta rüyama girmişti ben buna şaşıyordum aslında. Klübeden çıkıp ormana doğru yürümeye başladığım zaman içime garip bir huzursuzluk çökmüştü. Celessé ile bile buluşmak için zaman ayarlamazken başkalarıyla buluşmak için zaman ayarlayabiliyor ve onlara zaman ayırıyordum. Bunu birilerinden duysa bana gerçekten kırılabilirdi. Zaten onu yeterince kırmıştım. Yani, her seferinde ne zaman kollarıma gelse ona, olmayacağını söyleyip yok oluyordum. Bu onun ne kadar içini parçalıyorsa benim de parçalıyordu. Kolay değildi yani sevdiğimi öylece bırakmak. Ya bir gün başka birisini severse diyordum bazen içimden. Ama benimkinin imkansız olduğu gibi onunkide imkansızdı. Kendimden emindim, ama arada bir zihnimi yoklamak iyi oluyordu. Etrafımda bir sürü Aphrodite evladı varken neden mi Celessé ? Yüce Zeus, beni affetmeliydi şu an da düşündüklerim için fakat, Celessé, aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite'in destansı güzelliğine sahipti benim gözümde. Yani, belki de her şeyiyle bana benzediği içindi onu böylesine sevmem. Bilemiyordum, her neyse. Bir an önce onu aklımdan çıkarmalıydım. Banklara ulaştığımda bir kaç bank ötede bacak bacak üstüne atmış bir şekilde oturan Myrenala'yı görmüştüm. Yüzüme muzip gülümsememi yerleştirerek oturduğu bankın tam dibine gidip durdum. Bacakları, mükemmel görünüyordu. Rüyalarımdakinden eksik değil, fazlaydı bile. Henüz tamamen etkisini yitirmemiş olan güneşte parıldıyordu teni. Sanırım bir an önce kollarımın arasına gelmeliydi. Burada buluşmak ortak kararımızdı değil mi ? Yani, o da bir şeylerin olmasını istiyordu. Hızlıca hemen yanına oturdum. Aslında bir an önce rüyalarımı gerçeğe çevirmek istiyordum. Çünkü bu etki, gerçekten karşı konulamayacak kadar fazlaydı. Gözlerime, giren güneşi engellemek için gözlerimi iyice kısmış ve sakin bir ses tonuyla konuşmaya başlamıştım.

" Hey, biraz beklettim sanırım. Nasılsın ? "
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Myrenala E. Ventrue
Aphrodite'in Çocuğu
Aphrodite'in Çocuğu
avatar

Mesaj Sayısı : 15
Kayıt tarihi : 29/06/10

MesajKonu: Geri: Banklar. Ağaçlar. Ağaç Olmak.   Perş. Tem. 01, 2010 10:13 am

En sonunda geldiğinde Myrenala saçlarıyla oynamakla meşguldü. Özellikle nemlendirdiği dudakları ola ki öpülürse -!- incinişi az olsun diye yumuşatılmıştı. Teninden yayılan tatlı parfüm kokusu havaya karışarak etrafında ince ve güzel bir perde gibi oluşurken gözleri Aris'e odaklanmıştı. Evet, geç kalmış bir yakışıklıydı o. Kendisine söylediği sözlerle yüzüne bir gülümseme lütfetti ve 'Beklettin. İyi bir nedenin vardır umarım?' dedi. Aris de banka oturunca içindeki hınzır kahkaha patlamadan tuttu kendisini. Evet, erkeklerle oynamayı çok seviyordu. Bedeni bankta yavaş yavaş kaymış ve kolu oğlanın koluna değmişti. Rüyalarına girmeyi özellikle sevdiği kişilerdendi Aris. Diğer erkeklerin hiç biri onun yaptıklarını yapmamıştı kendisine, kimse şaşırtmamıştı onun kadar.

Birinden hoşlandığını biliyordu -rüyalarda çarpıştığı ama göremediği bir kız vardı- ama bu eğlencesinin önüne geçemezdi hiçbir zaman. Yeşil gözleri oğlanın gözlerine tatlı tatlı bakarken bazen kendi cazibesine hayret edebiliyordu doğrusu. Annesinden aldığı bu lütuf her zaman istediği ilgiyi görmesini sağlamış ve birçok kişinin kalbinde kendisine yer açmasını sağlamıştı. Teni Aris'in tenine değerken kışkırtmak amacıyla ona doğru biraz eğilmişti. Nefesi oğlanın nefesine karışırken tehlikeli bir oyun oynadığının bilincindeydi ama bu eğlenceliyse tehlike umurunda bile değildi açıkçası. 'Hiç kıpırdamadan duracak mıyız?' diye fısıldadı rüyalarında konuştuğu gibi buğulu sesiyle. Kızın dudakları oğlana sunulan bir hazine gibiydi ve o gülümsemesi kim olsa hoşlanırdı o gülümsemeden. Myrenala diğer kardeşlerinden daha farklı bir yaratıktı ne de olsa.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aris Damir Rudolphus
Zeus'un Çocuğu
Zeus'un Çocuğu


Mesaj Sayısı : 14
Kayıt tarihi : 30/06/10

MesajKonu: Geri: Banklar. Ağaçlar. Ağaç Olmak.   Perş. Tem. 01, 2010 7:22 pm

'Beklettin. İyi bir nedenin vardır umarım?'

Hiç bir nedenim yoktu aslında. Nazlı bir kız gibiydim ben. Evet, herkes böyle derdi bana. Herkes diye kastettiğim elbette kızlardı. Neden mi ? Çünkü her şeyi yavaşça sindirerek yaşardım. Onlarsa sabırsızlanarak bekler ve bu yüzden de sıkılmaktan kaçamazlardı. Klübeden çıkmadan neler yapmıştım, neler. Bir kaç ufaklıkla uğraşmış, Celessé'yi takip etmesi için yardımcılarımdan birini görevledirmiş, hatta Celessé çıktıktan sonra odasına kadar girmiştim. Neler yaptığını tam olarak ancak o zaman öğrenebilirdim değil mi ? Bu sözlerine gülümseyerek yüzüne baktım. Bana hesap sormak, yürek isterdi. Kim olursa olsun. Bunu bilmediğine emindim, böyle konuşabildiğine göre. " Sanırım, iyi bir nedenim olsa bile bunları sana söylemek istemem. İşim vardı Myrenala. " İlk cümleyi sevecen bir şekilde söylerken ikincisini donuk bir sesle söylemiştim. Ama yine de vazgeçmemişti zaten geçmeyecekti. Bankta bana doğru kayarak iyice yakınıma gelmişti. Kolu koluma temas ediyorken sadece gözlerinin içine baktım. Neydi bu kız böyle ? Eğilerek fısıldıyordu şimdi de. 'Hiç kıpırdamadan duracak mıyız? ' Ne kadar tehlikeli bir oyun peşindeydi böyle. Acaba farkında mıydı ? Sırıtarak yüzüne baktım. Nefesi nefesime karışırken dudaklarımı ona yaklaştırıp " Oyun mu oynamak istiyorsun ? " dedim. Yüzümde kurnaz bir ifade vardı ama bunun tek nedeni O'ydu. Sadece gıcıklıktı benim şu andaki amacım. Aphrodite'in evladı , olan Myrenala onun güzelliğini almış gibiydi. Bir de onun zekasını. Erkekleri kolayca parmağında oynatabilen cinstendi. Fakat, dikkat etmesi gereken bir nokta vardı. Kadınlar benim için zaten oyuncaktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Myrenala E. Ventrue
Aphrodite'in Çocuğu
Aphrodite'in Çocuğu
avatar

Mesaj Sayısı : 15
Kayıt tarihi : 29/06/10

MesajKonu: Geri: Banklar. Ağaçlar. Ağaç Olmak.   Perş. Tem. 01, 2010 7:46 pm

Sesindeki tehditi hissettiği zaman yüz ifadesinin sertleşmemesi için zor tutmuştu kendisini. Masum bir aşık rolü yapmayı seviyor, erkeklerin gönlünü ya da başka yerlerini okşarken ister istemez kendisini katıyordu zihnine artık kiminle uğraşıyorsa. Onlara eli değdiğinde o kadar sersemleşiyorlardı ki. Çoğu zaman kendisi peşinde koşarlardı ertesi günlerde ama tabii ki onlara geri dönecek değildi. Bir defadan fazla birlikte olmak bağlılık yaratıcı birşeydi ve bir erkeğe bağlanmak en son isteği şeydi.

Bakışları yanındaki oğlanın üzerindeyken yüz ifadesinin sinsiliğe dönüştüğünü gördüğünde içinde bir ürperti belirmesini bastıramamıştı. Bu oğlan niye böylesine.. Tehlikeliydi? Kızı kendisine çeken bu dengesiz davranışlarıydı aslında. Gözlerinin oğlanın vücuduna kaymaması için uğraşmıştı, eh ne de olsa hemen üstüne atlayacak değildi. Oğlanın dudakları kendisine yaklaştığında içinde kıpırdanan duygular hiç de korkuya benzemiyordu. O da dudaklarını tam yaklaştıracakken sadece Aris'in nefesini hissetmişti. Daha sonra bakışlarını oğlanın dudaklarından gözlerine kaldırarak gülümsedi ve tatlı kokusunu duyumsarken sesini de ekledi. 'Oyun oynamazsam yaşayamam.' Bu cümleden sonra sabırsızlanmışçasına çok çok az yaklaşmıştı ona. Lanet olsun niye tepki vermiyorsun Aris? diye düşünürken alt dudağını emdi yavaşça.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aris Damir Rudolphus
Zeus'un Çocuğu
Zeus'un Çocuğu


Mesaj Sayısı : 14
Kayıt tarihi : 30/06/10

MesajKonu: Geri: Banklar. Ağaçlar. Ağaç Olmak.   Perş. Tem. 01, 2010 9:08 pm

'Oyun oynamazsam yaşayamam.'

Ben de onu yaşatmak için oyun oynuyordum zaten. Söylediklerine gülümserken bana santim kadar yaklaşmıştı. Gittikçe sabırsızlaşıyordu. İşte bunu seviyordum. Kızların deli olmasını, ne kadar muhtaç olduklarını görmelerini sağlamayı seviyordum. Şu anda bana muhtaçtı. Çünkü, ona kimse gibi yaklaşmıyordum. Geldiğim anda şuan da emdiği dudağına yapışmamı bekliyordu. Hareketsiz kalmam onu daha çok baştan çıkarıyordu. Dudaklarına bakarak " Sadece bir kaç dakika, dayanamaz mısın ? " dedim. Dayanamıyordu. Aphrodite onları cinsellikten biraz daha uzaklaştırmalıydı. Ellerimi saçlarına karıştırırken boynundan gelen koku beni yavaşça etkilemeye başlamıştı. Ama ben, etkilensem bile bunu onun kadar göstermezdim. Göstermemeliydim ki bana bir gün değil her gün gelmeli, bana her gün ihtiyaç duymalıydı. Olduğum yerden bir santim bile oynamamıştım. Ne yaklaşıyor, ne uzaklaşıyordum. Gözlerimi biraz daha aşağıya indirdiğimde kısa elbisesinin oldukça yukarı kaymış olduğunu farkettim. Bacakları, komple görünüyordu. Bu, güzellik tanrıçasının evlatları, neden bu kadar açık ve seksi olurlardı ki ? Onları her görüşümde hem garip bir istek hem de tiksinti olmuştu içimde. Bedenleri, zeka ve yeteneklerinden kat kat fazlaydı onların. Buydu zaten onları çekici kılan. Bence zaten, Aphrodite... O'nun da öğrencilerinden farkı yoktu. Yüce Zeus beni affet diye içimden geçiriyordum.

" Ee, pes mi ediyorsun ? "
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Myrenala E. Ventrue
Aphrodite'in Çocuğu
Aphrodite'in Çocuğu
avatar

Mesaj Sayısı : 15
Kayıt tarihi : 29/06/10

MesajKonu: Geri: Banklar. Ağaçlar. Ağaç Olmak.   Perş. Tem. 01, 2010 9:33 pm

Eli saçlarına değdiğinde en azından bir tepki gelmişti oğlandan. Ne yaptığını anlamaya çalışıyordu açıkçası, stratejisi diğerlerinin stratejilerinden farklıydı? Dudağını emmeyi kesip oğlanın yüzünü inceledi. O kurnaz bakışın altındaki düşünce neleri gizliyordu acaba? Sabretmekle ilgili sözlerini duyduğunda sinirlenmeye başlamıştı. O kendisini ne sanıyordu ki? Myrenala onun peşinde koşacak türden bir kız değildi. Ah hayır o asla koşmaz, koştururdu. Güneş yavaş yavaş elveda derken bulundukları yere, Aris'in son sorusu sabrını taşırmıştı. Yeşil gözlerindeki o sıcak ifade yavaş yavaş soğurken ipek gibi bir sesle 'Ben asla pes etmem, ah Aris. Kendine çok güvenmemelisin.' demişti. Sinirlendiğinde o da tehlikeli olabiliyordu, kız diye savunmasız biri mi olmalıydı? Sadece saldırı noktaları daha farklı olabiliyordu. Bir kız bu kadar gıcık edilirse gidebilirdi ya da kalıp oyuna devam edebilirdi. Kesinlikle kendisi de kalıp bu oyunu devam ettirecekti. Hafif hafif esen rüzgarla saçlarını toplayıp geriye doğru savurmuştu. Bacak bacak üstüne atmış ve oğlana hiçbir şekilde temas etmeden bedenini sunarak oturuyordu yanında. Bakışları biraz ilerideki garip bir ağaca kitlenmiş, sanki orada sadece kendisi varmışçasına davranıyordu. Yeşil gözleri ağacın gövdesindeki oyukları incelerken parmakları da diz kapağının üzerinde ritm tutuyordu. Bir dahaki sefere görünüşünü beğendiği birinin rüyasına girmemeye karar vermişti. Biraz konuşması daha etkili bir seçim aracı olacaktı, böyle terslenmek hiç hoşuna gitmemişti çünkü. Zihninden bir şarkıyı düşünürken kalkıp gitmeyi istese de gidememişti. Eh, ne de olsa bir sözü vardı değil mi?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aris Damir Rudolphus
Zeus'un Çocuğu
Zeus'un Çocuğu


Mesaj Sayısı : 14
Kayıt tarihi : 30/06/10

MesajKonu: Geri: Banklar. Ağaçlar. Ağaç Olmak.   Perş. Tem. 01, 2010 9:51 pm

'Ben asla pes etmem, ah Aris. Kendine çok güvenmemelisin.'

Ufak bir kahkaha atmıştım. Gerçekten komikti bu kız. Sinirden kuduruyordu. Saçlarını geriye doğru attı ve bana temas etmeyi keserek önüne dönüp bacak bacak üstüne attı. Ben yokmuşum gibi davranacaktı ya. Uzaklara bakıyordu. Yeşil gözlerine giren güneş ışıkları etkisini gitiriyor, güneş yerini yavaşça aya bırakıyordu. Gökyüzüne bakarak derince nefes aldım ve arkama yaslandım. Kollarımı ve bacaklarımı açarak olduğum banka iyice yayıldım. Yanımdaki kızın uzun bacaklarına bakarak ufak ıslık çaldım. " Bu bana kalmış. Sen de bence güzelliğine bu kadar güvenme. " Hızlıca olduğum yerde doğrulup kızın bana dönmesini sağladım ve yüzüne ellerimin arasına alarak dudaklarının kenarına bir kaç tane öpücük kondurdum. Kesinlikle beklemediği bir anda olmuştu. Sonra hafifçe geri çekilerek muzipçe gülümsedim. " Haydi o zaman, görüşmek üzere Ventrue. " Bir anda ayağa fırladım, hiç arkama bakmadan ormandan uzaklaşıyordum. Buraya kadar boşuna gelmiş olmak, pekte umrumda olmamıştı aslında. Hafiften ıslık çalıyordum yürürken. Aklımın her zaman bir köşesinde olan Celessé'yi şimdi tam olarak düşünmeye başlamıştım. Ben, bu aralar ona gerçekten özlem duymaya başlamıştım...




Rp bitmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Banklar. Ağaçlar. Ağaç Olmak.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Member Olmak.

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Camp Half-Blood Rpg :: Camp Half-Blood :: Orman :: Banklar-
Buraya geçin: